Son dakika haberi bulunmamaktadır.
Bebekler Kulübü
Anasayfa | Haber Ara | Foto Galeri | Videolar | Sitene Ekle | RSS Kaynağı |

HABER ARA


Gelişmiş Arama

EN ÇOK OKUNANLAR

Sosyal Medyanın Anneliğe Etkileri

Sosyal medyanın anneler üzerindeki etkileri nelerdir ? Olumlu mu olusmuz mu?

Kategori  Kategori : Kadın Sağlığı
Yorumlar  Yorum Sayısı :
Okunma  Okunma : 2287
Tarih  Tarih : 29 Mayıs 2017, 11:48

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

 

 


İnternet çağındayız artık neredeyse herkesin evinde veya iş yerinde bilgisayar ve internet bağlantısı var.


Anneler ve anne adayları da internet ve özellikle sosyal medyada yer almakta bu mecralarda paylaşımlar yapmakta.

Peki Sosyal medyanın anneliğin üzerindeki etkileri nelerdir ?

Klinik Psikolog Derya Gülterler konu hakkındaki düşüncelerini Gazetevatan Süper Anne ekine paylaştı


Sosyal medyada bir annenin kısa bir zamanda binlerin üzerinde takipçisi olabiliyor. Takip edilmeye başlamak için isminizin yanındaki “anne” sözcüğü anahtar oluyor. Bu sayede, tanınır olmanın, iletişim ağının bir anda genişlemesinin bazı kişiler için büyük sıkıntıları da var. Bir andaki popülerlik bağımlılığı, kaygıları, yaşımı bunu kaybetmeme üzerine kurmayı da bazı anneler için beraberinde getirebiliyor. Daha çok söz söylemek, daha çok aktarmak, daha çok hayatta kalabilmeyi sağlıyor. İşte tam bu noktada ipin ucu kaçabiliyor.

İnternette geçirilen süre inanılmaz artıyor
Annenin internette geçirdiği sürenin artmaya başlaması demek, aslında onu çoğunlukla elinde bilgisayarıyla gören bir çocuğun olması demektir. Kendi hayatında internet kullanımının sınırları olmaması, çocuğuna da bu konuda model olabilmesini güçleştirebilir. Özellikle, çocuklarda bilgisar ve bilgisayar oyunları bağımlılığını çok yoğun bir şekilde bir problem olarak gördüğümüz bu günlerde, annelere önerim kendi hayatlarında buna özel dikkat göstermeleri. Çünkü çocuklar duyduklarından çok gördüklerinden öğreniyorlar.

Çocuğun mahremiyeti göz ardı edilebiliyor
İnternette en yoğun beğenileri hepimiz biliyoruz ki bebeklerin ve çocukların sevimli halleri topluyor. Komiklikleri, bilmişlikleri, beklenmedik anlarda verdikleri tepkileri hem şaşırtıp hem güldürürken bir anda çok sayıda paylaşımı beraberinde getiriyor. Bu yoğun paylaşımlar sırasında çocuğun mahremiyeti gözden kaçabiliyor. Örneğin, annelerin önemli bir kısmı için zorlu geçebilen tuvalet eğitimine ilişkin video ve fotoğraflara internette çok sık rastlıyorum. O gün çocuğun hangi odalara tuvaletini kaçırdığını hep birlikte an be an öğreniyoruz. Ya da çocuğun okula başlamasının ardından gelen ilk aşk öyküleri yine kendi anneleri tarafından paylaşılmaya başlıyor. Peki çocuklar bunun farkında olsalar bu paylaşımlardan ne hissederler sizce?

Annelere bu konuda önerim, önce zamanı en az bir 10 yıl ileri sarmaları. Mahremiyetine ilişkin duyarlılığı gelişmemiş, kendisi ile ilgili videoları internette kolaylıkla görebilen çocuğun, ilk ergen ilişkisindeki görüntülerini tıpkı annesi gibi paylaştığını bir düşünün. Ne hissedersiniz?

Şimdi zamanı bir 50 yıl daha ileri sarın. Olmamasını dilerim; ama çocuğunuzun bakımına ihtiyacınız olduğunu, artık yemek yemekte ya da kendi tuvaletinizi yapmakta zorlandığınız günleri düşünün. Ve hemen ardından çocuğunuzun “bizimki bugün bütün odaları suladı” diye bir twitt attığını hayal edin. Ne hissedersiniz?

Çocuğa mahremiyeti, kendisinin ve diğerlerinin özelini korumayı yine söyledikleriniz değil başından beri yaptıklarınız öğretir.

Uzman görüşleri diye sunulanlara dikkat!


Uzun süredir ebeveyn-çocuk ilişkisine ilişkin çalışmalar yapıyorum. Özellikle anne baba disiplin uygulamalarının çocuğun kişilik gelişimini nasıl etkilediğine yönelik çok kapsamlı bir tez çalışmam var. Birçok zaman başka uzmanlarla da bu alanda bilimsel tartışmalar yapabiliyoruz ve verileri son derece büyük bir hassasiyetle paylaşmaya özen gösteriyoruz. Ancak internete annelerin “uzmanlar diyor ki...” diye yazdıkları yazılar beni çok şaşırtıyor. Annelerin çok kolay bir şekilde “çocuklarınızla birlikte uyuyun, uzmanlar çocuğunuzun buna ihtiyacı var diyorlar” diye paylaşımda bulunabildiklerini, “tuvalet eğitiminde doğru yaş aralığı budur.” diye kesin hükümler kullanabildiklerini görüyorum.

Bunu bir anneden duyup, “biz yaptık, çok işe yaradı” bilgisini almak, tanımadıkları uzmanın paylaşımından bazen çok daha etkili olabiliyor. Ve anne kendisi ile birlikte birçok anneyi de peşi sıra sürükleyebiliyor.

Unutmayın ki her çocuk kendine özgü. Biri için geçerli olan bir diğeri için uygun olmayabiliyor. Paylaşılan konuların çoğunda yapılmış sağlıklı bilimsel araştırmalar bile olmayabiliyor. Lütfen anneler, kendi uzmanlık alanınızın ötesine geçmeyin. Böyle bilgiler okuyorsanız da bilimsel araştırma sonuçlarını öğrenin. Uzmanın demesi yetmez.

Ne kadar çok kendi sınırlarımızın ötesine geçersek, o kadar çok hata yapmamız, etkilenmemiz ve etkilememiz mümkün. Hatalı bilgiyi düzeltmek, yeni bir bilgi kazanmaktan çok daha zor. AMAN DİKKAT!

KAYNAK


Bu haberi paylaş: Google Favorilerime Ekle Google Facebook'a GönderFacebook Yahoo'ya EkleYahoo Digg'e EkleDigg Del.icio.us'a EkleDel.icio.us
  
Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et

Kadın Sağlığı

En Çok Okunan Haberler

Yasal Uyarı: Bu sitedeki bilgiler çeşitli kaynaklardan derlenmiş bilgilerdir ve tedavi amaçlı kullanılamaz.Yayınlanan makale ve yazılar kaynak gösterilmeden kullanılamaz.Web sitemizin dışında farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden ve sitedeki haberlere yapılan yorumlardan Bebeklerkulubu.com sorumlu değildir. © 2007-2015 Bebeklerkulubu.com Tüm hakları saklıdır
RSS Kaynağı | Yazar Girişi

Gizlilik Politikamız |İletişim : bilgi@bebeklerkulubu.com

Altyapı: MyDesign Haber Sistemi